En gastronomik balıkçı kasabası

Sahil kasabası denince insanın aklına kartpostallık İtalya’nın meşhur Cinque Terre bölgesi, veya masmavi deniziyle Yunan kıyıları geliyor. Ama bizim kalbimizi Ispanya’nın kuzeyindeki Getaria çaldı. Öyle ki, 5 günlük gezimizde 2 kez gittik!

Adını şuan çok az kişinin bildiği bu gastronomi cennetini rotana eklersen bir iyi bir kötü haberim var. İyi haber (eğer yemeyi seviyorsan) kendinden geçeceksin. Kötü haber, bir ömür başka yerde yediğin deniz mahsülüne “Ama Getaria’daki bambaşkaydı” diyeceksin.

 

Getaria’da ne var?

  1. Kalkan! Suyuna ekmek banacağın, kaşık kaşık yiyeceğin cinsten. Denizden toplanıyor, önce mühürleniyor. Sonra içi yarılıp kılçıkları çıkarılıyor. Tam ortasına zeytinyağı boca edilip tekrar kapatılıyor ve kömür ızgaranın üstünde yavaş yavaş pişiyor.
  2. Kalkanla birlikte başka deniz mahsüllerine de bakayım dersen, Kaia Kaipe veya Elkano‘yu öneririm. Buralarda yerken, mutlaka bölgenin şarabını iste: Txakoli (Çakoli diye okunuyor)
  3. Nagusia Kalea caddesinde yanyana şarkuteriler var, mutlaka zeytinyağı ve ançüez al.
  4. 15.yüzyılda yapılmış gotik kilise San Salvador’u gez.İçine girdiğinde yerin eğimli olduğunu farkedeceksin, sebebi kilisenin dağın içine yapılmış olması.
  5. Buraya gelirken yanına mayonu/şortunu almayı unutma. Gaztetape Beach’te hiç para vermeden güneşlenip, denize girip,  Atlantik’in serin sularına kendini atabilirsin.

Bonus track: Moda’nın devlerinden Balenciaga Getaria’da doğmuş. Burda bir terzinin yanında çalışırken, potansiyelini farkeden patronu onu Madrid’e yolluyor ve eğitim almasını sağlıyor. Sonrasında da kendisine yürü ya kulum deniyor. Biz gittiğimizde kapalıydı ama modaya ilginiz varsa, müzesini gezebilirsiniz. Gitmeden burdan programa mutlaka bakın!

Son olarak, konaklamada Getaria’yı tercih etmem, San Sebastian’da kalıp 45 dakikalık bir araba yolculuğu ile gidip gelebilirsin.